| Açılış Sayfası Yap | | | (ctrl+D) Favorilere Ekle |
Keskin Bıçak, Namı diğer SEVGİ
Sevgi, Allah'ın insanlara verdiği en büyük nimetlerden biridir. Her insan hayatı boyunca çok sevdiği, güvendiği, yakın hissettiği kişilerle birlikte olmak ister. Allah'ın verdiği nimetlerin birçoğu, asıl değerini, gerçek sevgilerin ve dostlukların yaşandığı ortamlarda bulur.
Örneğin, gördüğü güzel bir manzaradan zevk alan bir insan, duyduğu heyecanı sevdiği biriyle paylaşmak ister. Aynı şekilde en muhteşem ziyafet sofrası ya da en güzel, en şatafatlı ev bile, tek başınayken bir insana çok fazla çekici gelmeyebilir.
- 8 yorum
- Devamını oku
- 2762 okuma
“Mutluluk, paraya tahvil edilemeyen değerlerde saklıdır”

Dünyada yapılan mutluluk araştırmalarının hemen hepsinin söylediği bir şey var: İnsan barınmasına, giyinmesine yetecek kadar kazandıktan sonra onun üstüne ekleme ona ilave mutluluk olarak dönmüyor. Mutluluk olarak geri dönen şey sadece paraya tahvil edilemeyen değerlerde saklı.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 426 okuma
Erteledigim Küsmelerim

Bugün erteledigim küsmelerim geliyor aklima
yasanmislardan ne cok darginliklarim var
yasanmamislarda buna dahil
insanlik kesemi biraz fazla acmis olabilirm
imkanlarim el verdigi kadar
suistimal edende oldu, farkina varmayan da
Insan ne cok konusurmus meger
iyi söylüyorsun, hos söylüyorsun
ama bos söylüyorsun arkadasim
savunduklarinin onda birini yapiyorsun
gösteris olsun, yazilmamis görgü kurallari gibi
Eger hislerimiz olmasaydi yanlislara saplanamazdig
eger düsüncelerimiz olmasaydi hatalardan ders alamazdig
bile bile yanlisi secmis olabiliriz
nedenler cook
herkesi, en önemlisi kendimizi kandirabiliriz
Anlasildigi gibi cok kez kandirildim ama küsmedim
cok kez agladim ama küsmedim
cok kez yanildim ama küsmedim
hep erteledim
yarin küserim dedim
Biriktirdiklerim cokdu
hayata küsmekden korktum!
Düsündükce süphe duydum kendimden
bende kandirmis olabilirmiydim
hep dogru benmiyim
ya bilincsizliklerim
küsemezdim
Hata yapmamak icin
hicbirse yapmamayi tercih ettim zaman zaman
daha az deneyimliyim sanki
kacislarim cokdu
en az dogrularim kadar
Küsemezdim
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 459 okuma
Çocuk Eğitiminde NİMETE SAYGI

AİLE eğitimi sırasında çocuk, anne babanın sözlerinden çok davranışlarından etkilenir. Onları taklit ederek sosyal davranışlar kazanır. Anne baba çocuğa ahlâki davranışlar kazandırmak için her gün pek çok şey söyler, nasihatler eder. Eğer anne baba bu sözleri ve nasihatleri günlük hayatında yaşamıyorsa, çocuğun öğrendikleri bilgi düzeyinden öteye geçmez. Çocuklar aile büyüklerinden ve öğretmenlerinden birçok şeyler duyarlar, ancak bunlardan pek azı çocuklarda tutum ve davranış değişikliğine yol açabilir. Çocuk sevgi, saygı, şefkât, yardımlaşma, işbirliği, dürüstlük, çalışkanlık, başkalarının haklarına saygı gibi sosyal ve ahlaki davranışları, okulda verilen teorik bilgilerle değil, ailede görerek ve yaşayarak kazanır.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 410 okuma
Ailede Mutluluk Gözlerden Okunmazsa Sözlerden Okunur
Aile; insanın dünyaya gelmesinin meşru zemini. Anne ve baba adı verilen mühendislerin, Allah'ın verdiği çocuk denilen malzemeyi işleyerek topluma, renk renk, çeşit çeşit kişilikte insanları yapılandırıldıkları kurum.

Aile; insanı insan olmaya ve daha sonra da topluma hazırlayan donanma üssü. İnsanı insan yapacak cevherleri şartsız sevgi, doğru ilgi ve değer suyu ile dengeli bir şekilde büyütüp, kendi inandıkları ve yaşadıkları yol haritalarını da eline verip hayat yolculuğuna uğurladıkları ana istasyon.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 506 okuma
Çocuklarınızı Anlıyor musunuz? Yoksa...

İletişim ne zaman başlar?Dünyaya merhaba diyen bir bebeğin ilk nefesi ve ilk ağlaması ile.Verdiği mesaj ise, Ben buradayım! Benimle ilgilenin! Benim ihtiyaçlarımı giderin! Ve karşılık gecikmez.Bebek annenin göğsüne yatırılır ve yaşamı boyunca unutamayacağı sıcaklığı,şefkati,anne kokusunu yüreğine yerleştirir. Evet!.. annenin bebeğine dokunması geçmişte düşünüldüğünün aksine çok önemlidir.Çünkü bebek dokunma sayesinde dünya ile ilişkide olma durumunu keşfeder ve diğer insanlarla nasıl iletişim kurulacağını öğrenir.Çocuğa sevgi gösterilmesi,ihtiyaçlarının karşılanması yada ağladığında önemsenmesi iletişimin en önemli unsuru olan özgüvenin temelini oluşturur.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 442 okuma
İslam'da Ailenin Önemi
Aile, anne baba ve çocuklardan oluşan en küçük toplum birimidir. Bu bakımdan aile toplumun temel taşı sayılmıştır. İlk toplumlardan günümüze kadar, bütün toplumlarda aile vardır. İnsanları diğer canlılardan ayıran önemli özelliklerden biri, insanların aile düzeni içinde yaşamalarıdır. Anne baba ve çocukların yanında nine, dede, amca, hala, dayı ve teyzeler de aileden sayılır.

- 1 yorum
- Devamını oku
- 710 okuma
Rol Yapmıyorum, İnsan Oluyorum...
Psikoloji ve Pedagoji kitaplarına bakacak olursak, Anne ve Baba olmak öncelikle bir 'rol'ü üstlenmek ve yerli yerinde temsil etmek demektir...'Eşler arası rol dağılımı', 'Aile içinde anne-baba ve çocuğun rolü' gibi başlıklar popüler başlıklardır... Bu 'rol' kavramsallaştırmasını oldum olası sorgulamışımdır. Fakat 'rol' kavramını tiyatroda rol yapmakla karıştırmayacak kadar da saf olmadığımı tahmin edersiniz... Yani sorgulamam bir yanlış anlamadan kaynaklanmıyor, tam aksine doğru anlamaktan kaynaklanıyor... Kanaatime göre anne ve baba olmak 'rol'e indirgenemeyecek boyutta bir 'var oluş' meselesidir... Halbuki modern psikoloji ve pedagoji (ve dahi sosyoloji) aileyi sadece yatay planda toplumsal bir birim, anne babayı da bu sosyal birimin üyeleri olarak algıladığı için 'rol'lerden dem vuruyor... "Peki öyle değilse nasıl algılayacağız?" diyeceksiniz ki hakkınız var.

- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 387 okuma
Kendimizi Çocuğumuza Nasıl Tanıtıyoruz?
Yeni doğmuş bebekler ağlarken "anne" dermiş gibi gelir etrafındakilere çoğu zaman. Belki de o çaresiz ve aciz çığlıklarda gizli "anne" lafzını duymak için hazır olduğundan kulaklar ve kalpler. İlk kelimeler de dört gözle beklenen baba ya da anne olur genellikle. Yavrularımızın bizlere ilk hitâbı ne heyecan vericidir! Dünyaya gözlerini açmalarından itibaren yaşanılan en özel anlardan biri, çocuklarımızın bizi zikredişleri. Anne- baba olduğumuzun ilk sözlü tasdiki, onların minik dudaklarından dökülenlerle. Anne ve baba oluş... Hem büyük bir ikrâm, hem büyük bir sorumluluk.

- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 354 okuma
Nasıl Bir Anne - Babasınız? (1)
Ailede, anne baba ile çocuk arasındaki iletişim ve anne babanın disiplin anlayışı, çocuğun eğitiminde önemli bir yer tutar. Anne babanın çocuklarıyla arasındaki ilişkilerine ve disiplin anlayışına göre, aileler, değişik şekillerde sınıflandırılmıştır.
Genel olarak aile ortamını sağlıklı ve sağlıksız olarak ayırabiliriz. Sağlıklı ailede bireyler, doğru bildiklerini söylemekte ısrar edebilir ve gerçekçi olmaya özen gösterir; kendi düşünce, duygu ve davranışlarından kendilerini sorumlu tutarlar. Sağlıksız ailede ise, bireyler dıştan denetimli kişiler olarak yetişir.

- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 384 okuma
Ebedi Gençlik
“Genç”. Bir çırpıda dilimizden dökülüveren bu bıçak gibi sert, keskin ve berrak kelime,hayatımızın da böyle bir dönemine işaret etmez mi sizce?Nasıl kesin kararlıyızdır, nasıl da bildiklerimizden emin,siyahla beyaz arasında hızlıca gidip gelen, asla aralarda duraklamayan tercihlerimiz, bizi uçurumların kenarlarına doğru sürükler,kurulu düzene itiraz etmek için fırsat kollar dururuz. Adeta tepeden tırnağa kadar ideal kesilmişizdir.Çabucak karar verir, çabucak vazgeçeriz.İdolümüz hep uzaklardadır.Yakın çevreden asla böyle biri çıkmaz. Kalbimiz çok çabuk kırılır, pek çok kişinin kalbini de biz fark etmeden kırarız. Gönül kuşumuz, duygularımızın estirdiği rüzgarın önünde daldan dala konar, her dala da yuva yapmak ister.

- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 362 okuma
Çocuklarınızı Siz Dinlemezseniz Onlar Kendilerini Dinleyecek Birini Mutlaka Bulur
Toplumumuzda karşılaştığımız en büyük problemlerden biri aile içi iletişimsizliktir. Birçok problem başarılı bir iletişimle çözülebilecekken birbirini anlayamama sorunları çözümsüz hale getiriyor. Çocuklarını dinlediğini ve tanıdığını sanan anne babaların bile onlara yeterince yakın olmadığını görüyoruz. Peki gençlerle daha iyi iletişim kurabilmek için onları nasıl dinlemeliyiz?Gençlik dönemi,bireyler için çok önemli yılları kapsar.Çünkü ileride şekillenecek tüm ruhsal ve psikolojik sorunlar bu yıllarda başlar, ya da ortaya çıkar.Bu yıllarda çocuklar üzerinde etkin bir kontrol mekanizması kurulur ve takipleri yapılırsa, birçok problemin önüne erkenden geçmek imkanı önümüze çıkar.Ergenlik çağı, gencin yeni arayışlar içinde olduğu bir çağdır.Genç her şeyden önce kendini aramaktadır.Kendi kişiliğine çeki düzen vermeye çalışır.

- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 346 okuma
Yetişkin Yetişir mi?
Kendimizi yetiştirmek mi? O da nesi? Biz zaten yetişkin insanlar değil miyiz? Şunca yaş yaşadık, kaç çocuk büyüttük, saçlarımızı ağarttık, göreceğimizi gördük, unumuzu eleyip eleğimizi duvara astık, iyi kötü bir ömür sürdük işte. Şimdi sıra çocuklarda, torunlarda. Onların iyi bir eğitim almaları için çabalayıp duruyoruz. Başarılı olursak ne mutlu. Biz elimizden geleni yapalım da.

Bu paragrafın içeriğine pek yabancı olmadığınızı biliyorum. Aynen değilse de benzer cümleleri işitmişizdir hepimiz. Söylenmese bile halimiz ve tavrımız, hayattaki uğraşlarımız, ilgi alanlarımız, yönelişlerimiz böyle düşündüğümüzü ortaya koymaktadır daima. Bu anlayışımızın arka plânında neyin bulunduğunu ortaya çıkarmak için hayat tarzımızı tayin eden kök fikirlerin neler olduğunu biraz kurcalayalım isterseniz.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 351 okuma
Çocuğumuzu Olduğu Gibi Kabul Ediyor muyuz?
Küçücük yavrunuzu kucağınıza ilk aldığınızda; onları ömür boyu gönüllü olarak kabullenirsiniz. Farkında mısınız? Bu öyle bir kabullenmedir ki,onlar gelişip sizin gibi yetişkin olana kadar devam eder. Zorlu bir seyahat;çünkü,zaman zaman çocuklarımızın yetişmekte olan, farklı bireyler olduğunu unutur, bizim gibi düşünmelerini , hayallerimizi gerçekleştirmelerini bekleriz....Niçin? Çünkü onlardan kendimizin gerçekleştiremediği beklentilerimiz vardır. Çocuk aile büyüğünden farklı düşünüp,farklı duyup, farklı algılayabilir. Ancak çocukların olaylara biz büyükler gibi koşullanmış gözlerle değil, saf ve çocuksu bir bakışla baktıklarını,duygularının daha katıksız olduğunu düşünmek veya çocuğun farklı bir yapı ve bünyeye sahip olabileceğini kabul edebilmek?

- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 318 okuma
Gençlik Dönemindeki Çocuklarımızla İletişim
İnsan hayatının en zor dönemlerinden biri de ergenlik ve gençlik dönemidir. Benim ergenlik ve gençlik dönemine verdiğim ad, “gıcıklık”1 dönemidir. Bu dönemin özelliklerini bilip ona göre davranmak gerekir.

Ergenlik dönemine ulaşan birey, doğru ve yanlışı, sosyal düzenin yasa ve kurallarıyla değil, bizzat kendi vicdanıyla ve kendi geliştirdiği ahlâk ilkeleriyle tanımlar. Ahlâk ilkeleri, sadece kendisi için değil, herkes için geçerli ve evrensel değerler üzerine kurulmuştur. Böylece birey, yalnız kendini değil, başkalarını da dikkate alan, yüksek düzeyde bir ahlâkî yargı geliştirir. Çocuğun olgunluğa yönelik psikolojik gelişimi, 13 ile 21 yaşları arasındaki ergenlik döneminde tamamlanır. Ergenlik öncesi çağ, ergenlik boyunca olacak değişimlere temel olan bir dönemdir.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 354 okuma
Okul Ailede Başlar
Çocuğun temel eğitim kurumu ailedir. Yeni anlayışa göre çocuğun eğitimi ana rahminde başlar, doğumdan sonra devam eder. Kişiliği, altı yaşına kadar, aileden aldığı eğitimin kalitesine ve şekline uygun olarak yüzde seksen tamamlanmış olur. Bir çocuk okula başladığında ya güvenli veya güvensiz, ya bağımlı veya bağımsız, ya sorumlu veya sorumsuz bir kişilik kazanmış olacaktır. Ailede eksik kalan ve yanlış verilen eğitimin okulda düzeltilmesi çok zordur. Onun için diyoruz ki: “Okul ailede başlar.”

- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 401 okuma
Eğitimli Kızların Evden Uçuşu
Geçenlerde kızımın matematik öğretmeninin, yemek pişirmeyi bilen var mı? diye sorduğunu, kendisinin ise “bilmiyorum” dediğini, “bilsem de söylemezdim” şeklinde ekleyerek anlatması, toplumsal değişmenin çok çarpıcı bir göstergesidir.
Modernizmin getirdiği yeni hayat şartları dünyanın en kadim kurumu olan ailenin temel yapısına etki ederek keskin değişikliklere neden olmuştur. Şüphesiz bu durumdan en çok kadının aile içindeki statüsü etkilenmiştir.

Günümüz şartlarının her alanda azami ihtisaslaşma sağlamasıyla ev hanımlığı gibi her tür çeşitliliği içinde barındıran faaliyetler de bu gelişimden nasbini almış ve birçok iş gibi ev işleri de uzmanlarına havale edilmeye başlanmıştır.
- 1 yorum
- Devamını oku
- 388 okuma
Tarihe Yön Veren Şahsiyetlerin Annesi Olmak
20. yüzyılda sanayileşme ve kentleşmenin hızlanması sonucunda köyden kente yönelen göç artarak devam etmiş ve kadınlar geleneksel rollerini değiştirerek şehirli iş gücüne katılmışlardır. Bu durumun oluşturduğu demografik ve sosyal değişimlerden ülkemizde nasibini almış, buna bağlı olarak kadının aile içindeki yeri ve annelik rolü de etkilenmiştir. Kadın annelik ve ev hanımlığının yanı sıra çalışma hayatına atılmış, sosyal ve ekonomik hayatta daha fazla ve etkin rol almaya başlamıştır. Bu değişim annelik görevlerini eskisi gibi (geleneksel) yürütmesini ve yaşamasını zorlaştırmıştır. Ancak kadınların üstlendiği mesleki ve diğer toplumsal rollerin yanı sıra doğal olarak anneliğini de devam ettirmesi gerektiğinden sosyo-psikolojik yükü artmıştır.

- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 414 okuma
Ergenlik Çağında Kimlik Arayışı ve Bağımsızlık Çabaları
Ergenlik çağının en önemli çabası kimlik arayışıdır. Gencin kişilik özelliklerinin farkına varması, bu özelliklerin gerçekleşmesini engelleyen her türlü olumsuz şartlarla mücadeleye girişmesi kimlik arayışı olarak isimlendirilmektedir. Başarılı olduğu sürece öz güveni artar, kendisini değerli hisseder. Başarısızlığa uğradığı veya engellendiği zaman hırçınlaşır, saldırgan davranışlarda bulunur. Gencin yeteneklerini keşfetmesi, başkalarından farklı olduğunu görmesi için ailenin dışına çıkması gerekmektedir. Anne babanın verdikleri ona yetmez. Bu dışarıya yönelişe bağımsızlık isteği diyoruz. Anne baba çoğu zaman gencin bağımsızlık isteğini aileden kopma olarak değerlendirir. Halbuki gencin amacı aileden kopmak değildir. O dış dünyayı, diğer insanları tanımak istemekte, ailenin içinde olduğu kadar toplum içinde de bir yer edinmek istemektedir.

- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 524 okuma
Sitemizi Favorilere Ekle
Konuyu Favorilere Ekle
Baslangic sayfasi yap