Giriş Sayfası Yap Açılış Sayfası Yap  | (ctrl+D)   Favorilere Ekle  Sık Kullanılanlara Ekle

Kişilik Gelişimi

Çocuğunuzun Olumlu Düşünmesine Nasıl Yardım Edebilirsiniz?

Negatif düşünce doğal bir şey değil, sadece kötü bir alışkanlıktır ve pek çok çocuk bu alışkanlığı çok erken yaşlarda çevresinden edinir. Diğer bütün kötü alışkanlıklar gibi, bu da hemen önlem alınırsa ortadan kaldırılabilir.

Negatif düşünme Batı kültürünün o denli içine işlemiştir ki, kişilik gelişimi konusundaki uzmanların çoğu, yetişkinlerin bu hastalığı yenebilmesi için onlara yardımcı olmaya çalışmaktadır. Ben ekmeğimi bu kötü alışkanlığın ortadan kaldırılabilmesi için yaptığım çalışmalar ve yazdığım kitaplardan kazanıyorsam da, tüm çocukların kendilerini çok pozitif görebildikleri, keder ve ümitsizlikle kirlenmemiş bir dünyada yaşamalarını tercih ederdim.

Kişisel katılım

Evimiz kocaman bir bahçe içinde güzel bir evdi, ama annemin ve babamın eviydi. Eve hiçbir arkadaşımı getirmek istemediğim için, ben de arkadaşlarımın evine gitmek istemezdim. Sonunda çok utangaç ve içe kapanık bir insan oldum.

Özgüven kazandırma derslerine katılan öğrencilerimden biri -Bu sözlere karşıt olarak, bir arkadaşımın oğlunun sözlerine de yer vermek isterim.

"Anne ben 18 yaşıma gelince ne olacak? Bu evden ben mi gideceğim, yoksa sen mi?"
- Tom, 10 yaş

Elbette, çocukların anababalarının evlerini bu kadar benimsemeleri de hoş değil. Ancak, kendilerini istenmeyen bir misafir olarak görmeleri de özgüven kazanmalarını olanaksız kılar. Çocukların özellikle de küçükken, Tom´un hissettiklerinin aynısını hissetmeleri çok önemlidir.

Aşırı hoşgörülü babalar

Hoşgörü çok önemli bir kişilik özelliği. Her insanda olması gereken ve insanlar arası iletişimi sağlıklı kılan hoşgörü, aşırı olduğu zaman ilişkilerdeki dengeleri bozabiliyor.

Aşırı hoşgörülü anneler kadar, aşırı hoşgörülü babalar da çocuğun kişilik gelişimini olumsuz yönde etkileyebiliyor. Her şeye evet diyen, çocuğunun her istediğini yerine getiren, çocuğuna sınırlar koyamayan, hatta çocuğa sınırlar koyduğu için eşine kızan babalar çocuklarına iyilik yaptıklarını sanıyorlar ama inanın, durum hiç de çocuğun olumlu gelişimi yönünde ilerlemiyor.

Aşırı hoşgörülü babaların çocukları şımarık, kural tanımayan, disiplinsiz, annelerinin sözlerini dinlemeyen, anneleriyle sürekli çatışma halinde olan, annelerini babalarına şikâyet etme cesaretini gösteren, akıllarına eseni yapan, kendilerini dünyanın merkezi zanneden ama büyüdükçe böyle olmadığını anlayıp hayal kırıklıklarıyla tanışan gençler oluyorlar.

Aşırı rahat yönelimli anneler

Belki de siz bu guruba giriyorsunuz. Olur ya, dünya umurunuzda olmayabilir. Bazı insanlar böyledir. O kadar rahattırlar ki, dünya yansa dönüp bakmazlar. Peki, bunun ne sakıncası vara ki? Kaygıdan, korkudan uzak, sınır tanımayan, aşırı koruyucu olmayan bir kişilik yapısının çocuğuna ne zararı olabilir ki? diyebilirsiniz. Gelin buna birlikte bakalım.

Rahat bir kişilik yapısına sahip olmak kişiye pek çok avantaj sağlar. Rahat olmanın, kişiye sağladığı avantajlar kadar, birlikte olduğu insanlara da pozitif getirilen olabilir. Örneğin rahat biri kişilik yapısına sahip bir kadın eşine dırdırlanmaz, onu sıkmaz çocuklarına yersiz baskılar yapmaz.

Aşırı koruyucu anneler

Her insanın farklı bir kişilik yapısı var. Belki sizin kişilik yapınız koruyucu ve kollayıcı. Olabilir. Zaten anne olan her kadının içgüdüsel olarak koruyucu ve kollayıcı davranışları vardır. Elbette çocuklarımızı tehlikelerden, onlara gelebilecek zararlardan korumalıyız. Bu bizim birincil sorumluluklarımız arasında yer alıyor. Ancak burada da aşırıya kaçmak hem çocuğumuza hem de bize zarar verir.

Kişilik özelliklerimiz yaşamımızın her alanında bizi ve ilişkilerimizi yönlendirir. Kişiliğimizin bazı özellikleri bizi yaşamda başarılı kılarken, bazı özelliklerimiz de mutsuzluğa götürür.

Aşırı koruyucu olmak da bunlardan biridir. Hele bu, çocuğumuza karşıysa, onun da kişilik yapısını etkileyeceği için daha da önem kazanır.

Oidipus kompleksine asla yenilmeyin

Bu bölümde çok kısa olarak oidipus kompleksinden söz etmek istiyorum. Oidipus kompleksi, psikanalizin babası olarak andığımız Sigmund Freud´un teorisi ve günümüzde de halen geçerliliğini korumakta. En basit anlamıyla, kız çocuğunun babasına hayranlık duyduğu ve annesini kendisine rakip olarak gördüğü, erkek çocuğunun da annesine hayranlık duyduğu ve babasını kendisine rakip olarak gördüğü bir bilinçaltı psikolojik dönemi. Bu dönem genellikle dört ile beş yaş çocuklarında kendisini göstermekte ama çocuğun kişilik yapısına, gelişimine ve anne-babasıyla olan iletişimine göre de değişim gösteren bir süreç olarak karşımıza çıkmaktadır.

Çocuğa sevgiyle dokunmak

Babamın bana sarıldığını hiç hatırlamıyorum. Bizim evde kimse kimseye dokunmazdı. Annem bizi babamdan gizli gizli sever, öperdi. Annem çok katı bir kadındı, bir kez olsun beni öptüğünü ya da bana sarıldığını hatırlamam.
Ne acı değil mi? Üstelik hüzün verici. Aynı evi paylaşan anne-baba ve çocukların birbirlerine hiç sarılmadan ya da birbirlerini hiç öpmeden, hayatlarının çok önemli bir bölümünü geçiriyor olmaları inanılmaz gibi görünüyor. Tıpkı sevgi sözcüklerinde olduğu gibi; sarılmak, öpmek anlamında da bebeklere cömert davranıyoruz, ama bebek çocuk olmaya başlayınca bu cömertliğimiz birden cimriliğe dönüşüyor. Çocuk ergen ve genç olduğunda ise, ondan birkaç adım geri duruyoruz.

Çocuğun kişilik yapısını keşfedip tanımak

Çocuktan gelen duygusal mesajları doğru okumanın temel şartlarından biri, çocuğun kişilik yapısını tanımak, bir anlamda onu keşfetmektir. Kişiliğin; doğuştan getirilen genetik özelliklere sonradan eklenen duygu, düşünce ve davranışlar bütünlüğü olduğunu biliyoruz. Bu yüzden kişilik, 0-6 yaş grubundaki çocuğun gelişiminde oldukça önemli bir yer tutar. Çocuğunuz hassas ve alıngan mı, sessiz ve sakin mi, yoksa hareketli ve yaramaz mı? Koyduğunuz sınırları aşmaya mı çalışıyor, yoksa kabulleniyor mu? Nasıl tepki veriyor? Davranış örüntüleri neler? Tüm bunlar çocuğun kişilik özelliklerini oluşturur.

Çocuğun kişilik gelişimine etkide bulunmak

Kişilik kavramı davranış bilimciler tarafından uzun yıllarca araştırılan bir konu olmuştur. İnsanın kişiliği ve kişilik gelişimi üzerine sürekli araştırma yapılmakta. Ancak günümüzde kişiliğe ilişkin pek çok ayrıntı açıklık kazandı. İnsanın kişiliğinde, anne-babasından ve soyundan aldığı genetik şifrelerin, anne-babası tarafından yetiştirilme yönteminin etkilerinin ve çevresel faktörlerin bir bütünlük içerisinde rol aldığını biliyoruz. Çocuğun gelişim dönemlerinin de kişilik gelişimindeki etkileri tartışılmaz. Yani çocuğunuzun motor gelişimi, duyusal gelişimi, bilişsel gelişimi, dil gelişimi ve psiko-sosyal gelişimi onun kişilik gelişimini doğrudan etkileyen süreçler olarak karşımıza çıkıyor.

Her anne-baba çocuğunun güçlü bir kişiliği olsun ister. Ancak yine her anne-babaya göre güçlü kişilik farklı anlamlar taşımaktadır. Anne-babalarla yaptığım bir anketin sonuçlarını sizlerle paylaşmak istiyorum. Soru şöyle:

"Çocuğunuzun güçlü bir kişiliğe sahip olmasını mutlaka istersiniz. Güçlü kişilik deyince aklınıza gelen nedir?"

Çocukların Kişilik Gelişmeleri İçin Neler Yapılmalı?

Çocukların "kişilik gelişmeleri ve sağlıklı yetiştirilmeleri" nasıl olmalıdır?

- Kişilik gelişimi yönünden en önemli dönem, ruh sağlığının temellerinin atıldığı 0-6 yaş arasıdır. Hayatının bu devresini yeterli ilgi ve sevgiden mahrum geçirmiş çocukların, yetişkinlik yıllarında ruhi açıdan bazı dengesizlikler gösterme ihtimali büyüktür.

- Aslında çocuğun ruh sağlığı hamilelik öncesine dayanır. Anne ve baba adayının birbirini seven, anlayışla yaklaşan çift olmaları önemlidir. Anne-baba, çocuk yetiştirmeye istekli ve gerekli şartlara sahip olmalıdır. Ayrıca çocukların cinsi eğitim, güven duygusu, ailede yeri olma, sevgi, ilgi, şefkat ve benzeri ihtiyaçlarını karşılamada mes'uliyet hissi taşımalıdırlar.

Anket

Powered by Drupal - Design by artinet