Giriş Sayfası Yap Açılış Sayfası Yap  | (ctrl+D)   Favorilere Ekle  Sık Kullanılanlara Ekle

Kaybetmek

Hayattan uzaklaşmayın ve sosyal olun

Erkekler kendilerini her ne kadar güçlü sanıyor olurlarsa olsunlar, bu anlamda ne kadar inat ederlerse etsinler, bilim insanları kadınların duygusal dünyalarının daha güçlü olduğunu söylüyor. Kadınlar zorluklara ve acılara karşı, erkeklere göre daha dayanıklılar. Kadınlar sorunlar karşısında, erkeklere oranla daha pratik ve hızlı çözümler üretebiliyorlar. Eşini kaybeden kadınlar günlük yaşama ve şartlara, eşini kaybeden erkeklere göre daha çabuk uyum sağlayabiliyorlar.

Çocuğunuzdan uzaklaşmayın

Bazı erkekler eşlerini kaybettikten sonra, geçici bir süreliğine çocuklarından uzaklaşırlar. Çocuklarıyla ilgilenmezler, onlarla zaman geçirmeye dayanamazlar. Bazı erkekler ise ilk zamanlar çocuklarını görmeye bile tahammül edemezler. Tamamen psikolojik kökenli olan bu tepki erkeğin kendisine gelmesiyle sona erer. Ancak çok uzun sürdüğü zaman çocuğu da olumsuz etkiler. Zaten annesini kaybetmekten dolayı oldukça örselenen çocuk bir de babasından uzak kalınca kendisini tamamen güvensiz bir dünyanın içinde hisseder.

Eşinizi kaybetmiş olmanın acısı ne kadar büyük olursa olsun çocuğunuzdan uzaklaşmayın. Onun size ihtiyacı olduğunu asla unutmayın. Eşini kaybetmiş bir baba şöyle demişti: "Kızımı her gördüğüm an, eşim aklıma geliyor ve dayanamıyorum." Eğer siz de benzer duygular hissediyorsanız psikolojik yardım almanız gerekiyor demektir.

Duygusal travmayı aşmak için uzman yardımı alın

Ölüm, insanın kontrol edemediği hayattaki tek olaydır. Yaşamda hemen hemen her durumu kontrol edebilen insan, bir tek ölümün kontrolünü keşfedememiştir ve asla da keşfedemeyecektir. Günümüzde bilim insanları mikro enjeksiyonla aileleri çocuk sahibi yapmayı, hatta insan kopyalamayı bile başarmışken, insan ömrünü üç yüz yıla çıkarma çalışmalarını sürdürürken, ölüme çare bulamamışlardır. Bu nihai yani kaçınılmaz son er ya da geç hepimizi beklemektedir.

Kontrolümüzde olmayan ve ne zaman başımıza geleceğini bilmediğimiz ölüm hayatımızda aniden belirince, onunla ve onun getirdiği duygularla başa çıkmak da bir o kadar zor olmaktadır. Yakınlarını kaybeden insanların duygusal travmalarını aşmaları için gerek psikiyatrik gerekse psikolojik yardım almaları uzmanların önerileri arasındadır. Hele ölüm aniden olmuşsa ve kişi ya da kişileri şoka sokmuşsa bu yardımdan kaçınmamak gerekir.

Eşi ölen anneler

Ölüm, yaşayan her insana sevimsiz ve soğuk gelen bir kavramdır. Yaşarken ölümü düşünmek bize acı vereceğinden, savunma mekanizmalarımız o kadar gelişmiştir ki, yaşarken ölümü aklımıza bile getirmeyiz. "Nasılsa benim başıma gelmez" düşüncesi kişiyi hiç ölmeyecekmiş gibi davranmaya ve düşünmeye yönlendirir. Zaten her an ölümü düşünmek sağlıklı bir düşünme biçimi değildir. Kişi her an ölümü düşünerek yaşıyorsa zaten yan ölü anlamına gelir. Psikolojik güçlükleri olan bu kişilerin tedavi olmaları şarttır.

Sıkı Tut Yüreğini

Düşmek; bazen bir daha kalkamamaktır.

Bazen de, daha iyi kalkmak toparlanmak, eskisinden daha diri olmaktır ruh için.Elbet beden düşecek toprağa tıpkı bir yaprak gibi.

Bir kıvılcım gibi söner bedenler.Elbet bedenler toprak olur.
Ya düşen yürekse ve ruhumuzsa ne olur?

Yaşamın pırıltılarında esir ettiğimiz sımsıkı tutamadığımız yüreğimiz ne olur,ah yürekler ne olur?

Tutabilmek hayatı ve tutunabilmek biryerlere... Sımsıkı tut yüreğini ki tutundum diyebildiğin birşeyin olsun. Her insanın en çok aşina olduğu kadar bir o kadar uzak olduğu menzil değilmidir yüreğimiz ?

Anket

Powered by Drupal - Design by artinet