| Açılış Sayfası Yap | | | (ctrl+D) Favorilere Ekle |
Hikaye
Irmak ile Deniz
Kime bakar sızan bedendeki göz? Eli-kolu tutar mı sarhoşun? Siz cevabı düşünedurun, ırmak yollara düşmüş, akıp durmada. Ama dedik ya, sızmış... Gözceğizi, kimbilir, hangi sırra bakmada. Deniz, seslenmiş deli ırmağa:
“-Ey yalpalaya yalpalaya giderken, çamurlara gömülüp ağlayan garip! Yardan düşmüş, ama Yâr'dan ayrı düşmemişlerin sığınışındaki aşkı anlat bana! Gel bana doğru... Ve gelirken, hadi arz-ı hâl eyle...”
Duymazdan gelmiş ırmak... Sanki, denizin sesini hiç işitmemiş gibi, kendi hâlinde, bir o yana bir bu yana, döne döne ilerlemeye devam etmiş. Deniz, birkaç kere daha seslenecek olmuş, ama ırmak aynı umursamazlıkta akmayı sürdürmüş. Deniz, gülümseyerek seyretmiş, bu başı dumanlı, bedeni yaralı ırmağı... Bir süre sonra, tekrar seslenmiş:
“-Ey kıvrıla kıvrıla giderken, bin türlü kıyıya, milyonlarca taşa baş vurmuş olan ırmak! Yardan düşmüş, ama Yâr'dan ayrı düşmemişlerin sığınışındaki aşkı anlat bana! Gel bana doğru... Ve gelirken, hadi arz-ı hâl eyle...”
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 639 okuma
Uçurum
Birgün Jack adında bir adam dik bir yamacın kenarından yürüyordu. Farketmeden kenara çok yaklaştığı bir sırada ayağı kaydı ve aşağı yuvarlanmaya başladı. Düşerken kayaların arasından sarkmış bir dalı yakalayıverdi. Korkmuş bir şekilde aşağı baktı, uçurum nerden baksan 1000 mt. derinliğinde vardı. O dalda sonsuza dek asılı duramazdı, yukarı çıkma şansı ise hiç yoktu.
Ve Jack yoldan geçen biri duyar ümidiyle bağırmaya başladı.
'İmdaat! İmdaaat! Yukarıda kimse var mıı? İmdaaat, yardım edin...' Saatlerce bağırmasına rağmen kimse onu duymamıştı.
Tam vazgeçmek üzereydi ki bir ses duydu.
'Jack! Beni duyuyor musun Jack?' {48}
- 1 yorum
- Devamını oku
- 875 okuma
Sevmek mi sevilmek mi ?
Arkadaşımı beklerken boş masa bulamamış bir amca, benim masama oturdu. Sohbet etmeyi çok sevdiği anlaşılıyordu. O konuşuyor ben yorum yapıyordum. Emekli öğretmenmiş.
Anılarını anlattı...
Sonra gözümün içine bakarak:
- kizim sevmek mi istersin sevilmek mi? dedi.
Ne cevap vereceğimi bilemedim.
- İkisini istesem çok şey mi istemiş olurum?
- İkisi sunulmadı. Sana sadece birini seçme hakkı veriliyor.
Düşünüyorum düşünüyorum cevapsızım. Sevilmek, evet çok güzel. Sen sevmedikten sonra o seni sevse ne olur?
Ya sevmek? Eğer karşındakinin seni sevmediğini anlarsan, o da acı verir.
Ben karşımdakinin beni sevmediğini öğrendiğimdeki acıyı tatmak pahasına da olsa sevmeyi seçtim.
- 9 yorum
- Devamını oku
- 995 okuma
Sevgi Testi
John Blanchard banktan ayaga kalkti, askeri üniformasini düzeltti ve ana terminale giden insan kalabaligini inceledi. Yüzünü degil, ama kalbini tanidigi ve üzerinde gül olan kizi aradi. Ona olan ilgisi 13 ay önce, Florida kütüphanesinde baslamisti... Raftan aldigi bir kitabin içindeki yazilar degil ama kenarinda gördügü, kursun kalemle yazilmis bir not onu etkilemisti. Yumusak el yazisi düsünceli bir ruhu ve akilli bir zekayi yansitiyordu. Kitabin ön yüzünde, ilk sahibinin adini farketmisti: Miss. Hollis Maynell.
- 6 yorum
- Devamını oku
- 632 okuma
BENCILIN HIKAYESI
"Bencil "yalnız " olarak doğmuştu. Çok büyük sıkıntıları vardı yaşama gözlerini açarken. Aç ,
güçsüz ve çaresizdi. Lakin bunu anlatacak çok güçlü bir silahı vardı Elinde " Gözyaşları" Sadece kendini
düşünmeliydi çünkü sadece o vardı ve tek başına idi.
Derken önce "Şefkat " daha sonra da " Sevgi" ile tanıştı. Onu hemen kollarına almışlar, giydirip ısıtmışlar, karnını doyurmuşlar, şarkılar söyleyip uyutmuşlardı. Onun bütün kaprislerine içten bir
sıcaklıkla göğüs geriyordu onlar. Birde kalplerindeki en güzel duygularla sarıp sarmalıyorlardı onu büyürken "Bencil " şımarıktı. Onu dizginleyip uslandırmak oldukça güçtü.
Bu yüzden bir süre sonra "Eğitim" devreye girdi.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 311 okuma
KARDELEN & HERCAİ
ÇOK UZUN YILLAR ÖNCE İKİ KIR ÇİÇEĞİ BİRBİRLERİNE AŞIK OLURLAR,
HER BAHAR DİĞER ÇİÇEKLER GİBİ ONLARDA AÇIP GÜNEŞE MERHABA DERLER.
FAKAT BİR BAHAR BAŞANGICI BU ÇİÇEKLERDEN BİRİ DİĞERİNE; "
BİZ DİĞER ÇİÇEKLER GİBİ BU BAHAR AÇMAYALIM KIŞIN ORTASINDA HERKESİN SOĞUKTAN KAÇTIĞI KARLI GÜNLERDE AÇALIM Kİ BÜTÜN DOĞA BİZE AİT OLSUN" DER.
VE İKİSİDE O BAHAR AÇMAMAYA KARAR VERİRLER.
BİRİ AÇMAK İÇİN KIŞIN GELMESİNİ VE KARIN YAĞMASINI BEKLERKEN, DİĞERİ O YAZ AÇAR.
O GÜN BUGÜNDÜR KARDA AÇAN VE SEVGİLİSİNİ BEKLEYEN ÇİÇEĞE KARDELEN, SEVGİLİSNİ YARI YOLDA BIRAKAN ÇİÇEĞEDE HERCAİ DENİLİR.
- 3 yorum
- Devamını oku
- 701 okuma
Güzelliğinde İmtihanı Var
Süleyman bin Yesâr, bir arkadaşıyla “Ebva” denen yerde konaklamışlardı. Arkadaşı yakındaki alışveriş yerinden bir şeyler almak üzere çadırdan ayrıldığı sırada Süleyman’ı geriden gözetleyen bir bedevi kadını hemen çadırın kapısına gelerek:
– Buraya kadar gelir misin? diye seslendi.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 1381 okuma
BuLutLa yıLdizin hikayeSi..
Bir zamanlar gökyüzünde BirBirlerini gerçekten çok seven Bir bulutla yıldız
varmış...bulut , gökyüzünün en şeker, en pembe bulutu, yıldızsa; en parlak,
umudu en çok yansıtan yıldızıymış...
gökyüzündeki her varlık onların sevgisi kıskanırmış. tatlı Bir
kıskkançlıkmış taBii ki onların ki... ama Biri varmış ki, bulut ve yıldızın
- 9 yorum
- Devamını oku
- 436 okuma
Yalancı ve Evli Erkeklerle Aşk
Soğuk bir kış günüydü ve yerler bembeyazdı.Birbirimizi görünce yüreğimizi öyle bir sıcaklık kapladı ki ikimiz de aşk ateşiyle yanıyorduk artık.Günler birbirini kovalıyor ,saatler öylesine güzel geçiyordu ki zamanın farkına bile varmıyorduk.
Bu güzellik onun benden sakladığı o kocaman yalanı öğrenene kadar devam etti.
Evet, o evliydi... Ve de çocuğu vardı. Benden bunu saklamıştı. Öğrendiğim o an dünya başıma yıkıldı.Kalbimdeki sızıyı tarif edemiyordum. Göz yaşlarım sel olmuş akıyordu.Gittim ,ondan uzaklaştım. Arkama bile bakmadım. Yüreğimdeki o büyük aşkla beraber ben de yok olmuştum.Bana yapılanları, söylenen yalanları kendime yakıştıramıyordum. Ama o benden vazgeçmemişti. Çok savaştı yeniden birlikte olmak için. Aileme kabul ettirmeyi başardım ve yeniden başladık. O eşinden ayrılmıştı.
- 3 yorum
- Devamını oku
- 480 okuma
Gül bahçesi....
Bir gezginin yolu günün birinde bir bahçeye varmış.
O bahçede yalnız gül yetişirmiş.Birbirinden narin ve zarif güller.
O güller kadar zarif ve latif bir hatun kapı önünde duruyormuş.
GEZGİN hatuna hayranlık ve saygı ile yaklaşip kendisini takdim etmiş. Ve hatundan adını bağışlamasını istemiş.
HATUN: bana SEVGİ derler.
- 9 yorum
- Devamını oku
- 1427 okuma
Patates , Yumurta ve Kahve!!
Bir zamanlar, her şeyden sürekli şikayet eden; Her gün hayatinin ne kadar berbat olduğundan yakınan bir kız vardı Hayat, ona göre, çok kötüydü ve sürekli savaşmaktan, mücadele etmekten yorulmuştu.
Bir problemi çözer çözmez, bir yenisi çıkıyordu karşısına.
- 6 yorum
- Devamını oku
- 1401 okuma
ISSIZ ADA….
Firtina apansiz bastirinca koca gemi bir anda denizin dibini boyladi.
Dunyaca unlu is Adami issiz bir adanin issiz sahilinde gözlerini acti…...
Ne gelen vardi ne giden... Ne arac vardi ne gerec...
Istersen muz ve hindistan cevizi, istemezsen muz ve Hindistan cevizi...
Hayati boyunca evi disinda bes yildizli otellerden baksa yere adimini atmadigindan, bir süre ne yapacagini bilemedi...
Sonra, dört ay boyunca muz yiyip hindistan cevizi suyu icti….. gecmiste kalan o güzel günleri düsünerek gözlerini denize dikip kendisini kurtaracak gemiyi beklemeye koyuldu……..
- 3 yorum
- Devamını oku
- 301 okuma
Sedef Çiçeği
Tahsiline Amerika’da devam eden bir okuyucum gönderdi bu hikayeyi. Çok etkilendim ve sizlerle paylaşmak istedim.
- 7 yorum
- Devamını oku
- 1545 okuma
Severek Ayrılanlar
o gün büyük bir sesle uyandı..hemen pencereye koştu...
şaşırdı çünkü 3 yıl aradan sonra apartmanlarına yeni biri taşınıyordu "yine yaşlıdır ,kafa dengi çocuğu yoktur " diye düşünerek içeri girdi...Ama yanılmıştı taşınanların 2 tane güzeller güzeli kızı vardı...Hemen büyük olana gözleri dikti...ANCAK kızlardan küçük olanının onun hayatında derin bir etki yapacağını nerden bilebilirdi ki...
- 8 yorum
- Devamını oku
- 541 okuma
ELVEDA BİRTANEM...
Sabah uyandığın da midesinde bir yanma hissetti yanmanın nedeni akşam
yedikleri değil uyanır uyanmaz bugün yapacaklarının aklına gelmesiydi.
Bugün 2 yıldır götürmeye çalıştığı bir birlikteliği bitirecekti, aslında
bunda geç bile kalmıştı. Bitmeli dedi içinden her gün; bu tatsız uyanış
bitmeli. İçinde bir muhakeme başlamıştı, kendi kendine söyleniyordu..
- 2 yorum
- Devamını oku
- 277 okuma
İlginç bir vazgeçirme yöntemi
Yaşlı bir adam emekliye ayrılır ve kendine bir lisenin yanında küçük bir ev alır. Emekliliğinin ilk birkaç haftasını huzur içinde geçirir; ama sonra ders yılı başlar. Okulların açıldığı ilk gün dersten çıkan öğrenciler, yollarının üzerindeki her çöp bidonunu tekmelerler, bağırıp, çağırarak geçer giderler.
- 4 yorum
- Devamını oku
- 1847 okuma
Yetinmek
Dunyalar guzeli bir kiz varmis.Bu kiz oyle guzelmis ki cok uzak sehirlerden ve
ulkelerden cok zengin ,cok yakisikli,asil pek cok delikanli onu gormeye
gelirmis.Kendisiyle evlenmek isteyen nice prensi nice sovalyeyi reddeden guzel
kiz kimseleri begenmezmis.Bu arada ayni kasabada yasayan ve bu kiza asik olan
genc bir delikanli da bu kizi istemis.Ama kiz onu da reddetmis. Aradan uzun
yillar gecmis.Bizim delikanli kasabadan ayrilmis.Kendine baska bir hayat kurmus
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 245 okuma
Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar
BU öykü Malkara köylerinden alınmış olup belli bir kişinin dilinden yazıya geçirilmiş değildir. Çevrede herkes tarafından bilinen bir öyküdür.
Söylentiye göre, çok eskiden köyün birinde Zeynep isimli çok güzel bir kız vardı. Onaltıya yeni bastığında Zeynep’i köylerindeki bir düğünde aşırı (yabancı) köylerden gelen Ali isimli bir genç görür. Ali Zeynep’i çok beğenir ve köyüne döndüğünde kızın babasına hemen görücü gönderir.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 443 okuma
Mutluluğunuz Başkalarının Mutsuzluğu Olmamalı...
Bir ülke varmış eskiden. Ve bu ülkede hiç ama hiç kırmızı gül yokmuş, bütün güller beyaz renkteymiş. Bir de birbirini çok seven bir kız ve bir delikanlı varmış... Birbirlerine çok yakışıyorlarmıs. Kız çok güzel delikanlı ise çok yakışıklıymıs. Delikanlı bu kız için her şeyi yaparmıs. Kız ise bir şart koymuş ortaya:
"Bana kırmızı renkte bir gül getirirsen seninle evlenirim".
- 4 yorum
- Devamını oku
- 1537 okuma
YILLAR SONRA(Elbet Bir gün Buluşacağız)
Genç kız her üzüldüğünde sıkıntılarından sıyrılıp,hayata yeninden dönmek için evlerinin yakınındaki gölün kıyısına gider,uzun uzun seyre dalıp düşünürdü.
Yine böyle bir gündü..
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 242 okuma
Herşeyde Bir Hayır Vardır
Bir zamanlar Afrika da ki bir ülkede hüküm süren bir kral vardı. Kral, daha çocukluğundan itibaren arkadaş olduğu, birlikte büyüdüğü bir dostunu hiç yanından ayırmazdı. Nereye gitse onu da beraberinde götürürdü. Kralın bu arkadaşının ise değişik bir huyu vardı. İster kendi başına
gelsin ister başkasının,ister iyi olsun ister kötü,her olay karşısında hep aynı şeyi söylerdi: "Bunda da bir hayır var!"
Bir gün kralla arkadaşı birlikte ava çıktılar. Kralın arkadaşı tüfekleri dolduruyor, krala veriyor, kral da ateş ediyordu. Arkadaşı muhtemelen tüfeklerden birini doldururken bir yanlışlık yaptı ve kral ateş ederken tüfeği geriye doğru patladı ve kralın baş parmağı koptu. Durumu gören arkadaşı her zamanki sözünü söyledi: "Bunda da bir hayır var!"
- 1 yorum
- Devamını oku
- 215 okuma
Göl Olmak
Çinli bir yaşlı usta, çırağının sürekli herşeyden şikayet etmesinden bıkmıştır. Bir gün çırağını tuz almaya gönderir. Hayatındaki herşeyden mutsuz olan çırağı döndüğünde, yaşlı usta ona, bir avuç tuzu, bir bardak suya atıp içmesini söyler. Çırak, yaşlı adamın söylediğini yapar ama içer içmez ağzındakileri tükürmeye başlar. “Tadı nasıl?” diye soran yaşlı adama öfkeyle “acı” diye cevap verir. Usta kıkırdayarak çırağını kolundan tutar ve dışarı çıkarır.
Sessizce az ilerdeki gölün kıyısına götürür ve çırağına bu kez de bir avuç tuzu göle atıp, gölden su içmesini söyler. Söyleneni yapan
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 170 okuma
DENİZDEN GELEN HABER
Benim böyle bir arkadaşım var. Dün akşam beynimde gülle gibi oturmuş bir sıkıntıyla ona telefon ettim:
“Hemen bize gel,” dedi. “Eşim uyuyor, ben de kendime kahve pişiriyordum.”
Kalkıp ona gittim. Onunla geçen bir saatten sonra, onunla her görüşmemden sonra olduğu gibi, kendimi daha iyi hissediyordum. Derdim yine olduğu yerde duruyordu ama, eski korkunçluğunu yitirmişti. Sallanan iskemlesine oturup hiç konuşmadan can kulağıyla sizi, sıkıntınızı dinleyen Ken’in yanında rahatlamamaya imkân var mıydı ki...
“Ken” dedim. “İnsanın kafasındaki sorunları çözmekte üstüne yok. Bunu nasıl başarıyorsun?”
- 1 yorum
- Devamını oku
- 169 okuma
BİLGİE KADININ TAŞI
DAĞLARDA seyahat eden bilge bir kadın, bir dere kenarında değerli bir taş bulmuştu. Ertesi gün kadın başka bir gezginle karşılaştı. Adamın karnı çok açtı. Bilge kadından yiyecek birşeyler istedi. Kadın ona birşeyler vermek için çantasını açtığında değerli taşı gören adam, kadından onu da kendisine vermesini rica etti. Tereddütsüz:
“Olur” dedi kadın.
Aç gezgin, talihin nihayet kendisine yaver gittiğini düşünerek, sevinç
içinde ayrıldı oradan. Ancak, birkaç gün sonra o civarlara geri geldi ve bilge kadını bularak, taşı kendisine iade etti.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 168 okuma
Ümidini Yitirmeden
Bir kurbağa sürüsü ormanda yürürken, içlerinden ikisi bir çukura düştü. Diğer bütün kurbağalar çukurun etrafında toplandılar. Çukur bir hayli derindi ve arkadaşlarının zıplayıp dışarı çıkması mümkün gözükmüyordu. Yukarıdaki kurbağalar, boşuna çabalamamalarını söylediler arkadaşlarına: “Çukur çok derin. Dışarı çıkmanız imkânsız.”
Ancak, çukura düşen kurbağalar onların söylediklerine aldırmayıp çukurdan çıkmak için mücadeleye devam ettiler. Yukarıdakiler ise hâlâ boşuna çırpınıp durmamalarını, ölümün onlar için kurtuluş olduğunu söylüyorlardı. Sonunda kurbağalardan birisi söylenenlerden etkilendi ve mücadeleyi bıraktı. Diğeri ise çabalamaya devam etti. Yukarıdakiler de, çırpınıp durarak daha çok acı çektiğini söylemeyi sürdürdüler.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 162 okuma
Hayatın Gizemi Ve Mutluluğun Kaynağı
Hayata ve olaylara hep kendi penceremizden bakıyoruz. Hayatın seri akışına kendimizi öyle kaptırmışız ki, önümüzde, arkamızda cereyan eden olayların bazen hiç farkına varmıyoruz.
Çoğumuz için doğrunun adresi tek...
Hayat koşturmacasının peşinde geçen günlerimizi kimimiz sadece para kazanmak, zengin olmak, çocuklarımıza rahat edecekleri bir gelecek bırakmak için çalışmak olarak değerlendirirken; kimimiz de nasıl olsa bu dünya boş ve geçici felsefi düsturunu kendimize rehber edinmeyi tercih edenler grubuna dahil olmuşuz. Oysa ki hayatın elde edilmemiş ve keşfedilmeyi bekleyen milyarlarca güzelliği olduğunu, bize düşenin etrafımıza sadece bakmak değil, baktığımızı görmek düsturuyla hareket etmek gerektiğini pek çoğumuz bilmiyoruz.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 225 okuma
GÜL YAPRAĞI
Uzaklarda bir dergah vardı,burada bilgeliğin gizlerini aramak için gelenleri kabul ediyordu. Burada geçerli olan incelik; anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti. Birgün dergahın kapısına bir yabancı geldi. Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi.
Burada sezgisel buluşmaya inanılıyordu, o yüzden kapıda herhangi bir tokmak, çan veya zil yoktu. Bir süre sonra kapı açıldı, içerideki kişi, kapıda duran yabancıya baktı.
Bir selamlaşmadan sonra sözsüz konuşmaları başladı. Gelen yabancı, dergaha girmek ve burada kalmak istiyordu.Talip, bir süre kayboldu, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve bu kabı yabancıya uzattı.
- 1 yorum
- Devamını oku
- 218 okuma
KABAĞIN BİR SAHİBİ VAR
"Vaktiyle Kalenderîyye yoluna mensup bir derviş, nefsle mücahede makamının sonuna gelir. Meşrebin usulünce bundan sonraki makam Kalenderîlik makamıdır. Yani her türlü süsten, gösterişten arınacak, varlıktan vazgeçecektir. Fakat iş yamalı bir hırka giymekten ibaret değildir. Her türlü görünür süslerden arınması gereklidir... Saç, sakal, bıyık, kaş… ne varsa hepsinden. Derviş, usule uygun hareket eder, soluğu berberde alır.
- Vur usturayı berber efendi, der.
Berber dervişin saçlarını kazımaya başlar. Derviş aynada kendini takip etmektedir. Başının sağ kısmı tamamen kazınmıştır. Berber tam diğer tarafa usturayı vuracakken, yağız mı yağız, bıçkın mı bıçkın bir kabadayı girer içeri. Doğruca dervişin yanına gider, başının kazınmış kısmına okkalı bir tokat atarak:
- 1 yorum
- Devamını oku
- 145 okuma
Belli Olsun
İbrahim Peygamber 'i yakmak için müthiş bir ateş yığını hazırlayıp içine atmışlar.
O sırada gökte, ağzında küçücük bir kuru dal olan minik bir kuş belirmiş ve peygamberin üzerinden geçerken kuru dalı ateşe bırakmış.
İbrahim Peygamber kuşa seslenmiş: "O minicik çöpü atmışsın, bu koskocaman ateş için ne fark eder ki?"
Kuş, "Olsun, düşman olduğumuz belli olsun" demiş.
Az sonra minicik gagasına bir damla su ile bir başka kuş belirmiş ve o da suyu ateşin üzerine bırakmış.
İbrahim Peygamber ona da sormuş: "Bir damlacık suyu bıraktın ama bu kocaman ateş için ne fark eder ki?"
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 140 okuma
Güzel Görebilmek
Aynı kalp rahatsızlığıyla aynı kaderi paylaşan iki yaşlı adam aynı odayı da paylaşıyorlardı. Tek fark biri cam kenarında diğeri ise duvar dibinde yatıyordu. Cam kenarındaki yaşlı adam her gün camdan bakarak arkadaşına dışarısını anlatırdı.
"Bugün deniz sakin, yine de hafif rüzgar var sanırım çünkü uzaktaki teknenin yelkenleri rüzgarla doluyor. Park bu sabah sakin, iki salıncak dolu iki salıncak boş, dünkü sevgililer yine geldi, aynı yere oturup konuşmaya başladılar, elele tutuştular, ne kadar da yakışıyorlar birbirlerine.
Erguvan ağaçları ne kadar güzel açmış her yer mor bir renk almış, erik ağaçları da beyaz çiçekleriyle onlara eşlik ediyor. Denizin üzerindeki martılar bugünkü yemeklerini arıyorlar, ne güzel de dalıyorlar suya."
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 182 okuma
Kim neler yaziyor
horoz · Hayalbekçisi · Nisan Yagmuru · Züleyha Yusuf · Mavi Kelebek · YineBiGulnihal · celin · Sezen Aksu · bad-ı_saba · Kamber · yagmur_damlasi
Son yorumlar
1 gün 9 saat önce
1 gün 12 saat önce
1 gün 21 saat önce
1 gün 22 saat önce
2 gün 2 saat önce
2 gün 15 saat önce
3 gün 17 saat önce
5 gün 5 saat önce
5 gün 15 saat önce
6 gün 4 saat önce