| Açılış Sayfası Yap | | | (ctrl+D) Favorilere Ekle |
Evlenmek
Evlendiğinizi çocuğunuzdan saklamayın
Kimi zaman ebeveyn evlendiğini çocuğundan saklar, davranışının doğru olmadığını söylememe bilmem gerek var mı? Bir danışanım evlendiğini hem çocuğundan hem de eski sinden tam iki yıldır sakladığını söylemişti. Nedenini sorduğumda ise, çok fazla sorun çıkacağım ve bu sorunlarla uğraşmak istemediğini belirtmişti.
Eski eşe söyleyip söylememek ayrı bir tartışma konusu olabilir ama çocuğa mutlaka söylemek gerekir. Bu danışanımın davranışı, baba olma sorumluluğunu üstlenememenin bir başka göstergesi olarak karşımıza çıkıyor. Aynı zamanda bu davranışın içinde, sorunlardan kaçma ve erteleme de var. Ama sorumluluk ve sorunlarımızdan nereye kadar kaçabiliriz?
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 131 okuma
Evliliğinize adapte olması için çocuğunuza zaman tanıyın
Bazı çocuklar ebeveynlerinin evlenmelerini ve eşlerini reddederler. Evlenen ebeveynle görüşmek istemezler, telefona çıkmazlar, küserler. Çocuğun bu davranışı karşısında bazı ebeveynler de çocuklarına darılır, küserler. Oysa çocukla çocuk olmak, hele bu süreçte çok yanlıştır. Çocuğunuzun gönlünü almalı ve iletişiminizi eski sağlıklı haline getirmek için çaba göstermelisiniz.
Bazı çocuklar da, evlenen ebeveynleriyle ilişkilerini bozmazlar ama eşlerine tepki gösterirler, ona kötü davranırlar. Konuşmazlar, sözünü dinlemezler, yapma dediğini inadına yapar, sinir ederler. Yeni eşin eşyalarına zarar veren, giysilerini kesen; özel eşyalarım kıran, ona hakaretler eden çocuklar da vardır. Bu durumda sabırlı olmalı ve sakin davranılmalıdır. Çocuğa kızmak, bağırmak, hatta dövmek, sorunları iki-üç katına çıkarır.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 150 okuma
Anne/baba yeniden evlenirken...
"Yalnızlık Allah´a mahsustur." Kesinlikle çok doğru bir anlatım. İnsan bir ömür yapayalnız yaşayamaz. İçgüdüsel olarak,hayatı paylaşacağı, birlikte üzülüp birlikte mutlu olacağı birine ihtiyaç duyar.Aşk, cinsellik, sevgi, paylaşım biz insanlara özgü duygular olduğu için, boşanan kişiler de bir süre sonra kendilerine bir eş aramaya başlarlar.
Boşanmayı izleyen ilk zamanlarda yalnızlık kişiye hoş gelir Sorunlarla, kavgalarla dolu bir yaşamdan sorunsuz, sorumsuz ve sakin bir hayata geçmek kişinin iç dünyasını rahatlatır. Artık dırdır, kavga, gürültünün yerini sessizlik, sakinlik ve huzur almıştır. Kişi hastalıklı ilişkisinin ardından zaman içerisinde kendisini daha sağlıklı ve mutlu hissetmeye başlar. Özgürlük hoşuna gider. "Bu saate kadar neredeydin?" diyen kadın sesinin ve "Yine mi yemek yok?" diye kızan erkek sesinin yerini sessizliğin ve özgürlüğün alması mutluluk verici olur.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 212 okuma
Tekrar evlenmek sizi korkutmasın
Boşanmış kadın ve erkekler üzerinde yapılan araştırmalar,boşanan kişilerîn ikinci kez evlenmekten korktuklarını ortaya koyuyor. Bunun nedenlerine baktığımızda;
• İkinci evliliği de yürütememe korkusu,
• Yeniden hayal kırıklığı yaşamaktan çekinmek,
• Acı çekmekten korkmak,
• Yeniden bir insanı tanımanın zorluklan,
• Çocuk ya da çocukların yeni kişiye uyum sağlayıp sağlamayacaklarının kaygısı,
• Karşı cinsten nefret eder duruma gelmek,
• Boşanmayla biten olumsuz evlilik deneyiminden kurtulamamak,
• Karşı cinse güvenmemek,
• Kendine güvenmemek,
• Evlilik kurumuna güvenmemek gibi nedenler geliyor.
İlk evliliğiniz boşanmayla bitti diye, ikinci kez de aynısı ola çak anlamında bir genelleme yapmanız sizi yanlış kararlara götürebilir. Tabiî ki evlenip evlenmemek her insanın özgür seçimidir ancak hayatın yalnız yaşanmayacağı gerçeğini de göz di etmemek gerekir. Ayrıca çocukların her zaman aile ortamına ihtiyaçları vardır.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 218 okuma
TAADDÜD (COK EVLILIK)
Bir müslüman bu konuda herhalde şöyle düşünür:
"Taaddüdü-zevcat" erkeğin dörde kadar kadınla evlenmesi anlâmına gelen Islâmî bir terimdir. Batılılar buna daha geniş anlamı ile "poligami" derler. Dolayısı ile "taaddüd-i zevcât" tamıtamına "poligami" değildir.
Allah (c.c.) Kur'ân-ı Kerîm'de kadınlardan sözeden sûrenin başında, insanları bir "nefis"ten yarattıgını hatırlattıktan sonra: "Eğer velisi olduğunuz mal sahibi yetim kızlarla evlenmekte onlara haksızlık yapmaktan korkarsanız, onlarla değil de hoşunuza giden başka kadınlarla ikişer, üçer ve dörder evlenebilirsiniz. Eğer aralarında adaletsizlik yapmaktan korkarsanız, bir tane almalısınız, ya da sahibi olduğunuz cariye ile yetinmelisiniz. Sapmamanız için en uygun olan budur..." (Nisâ (4) 3 ) buyurur. Aynı sûrenin daha sonraki bir âyet-i kerimesinde de yine adalet emredilerek "Siz uğraşsanız da adaleti hakkıyla uygulayamayacaksınız, bari büsbütün birine meyledip te öbürünü askıya almayın..." (Nisâ (4) 129) buyurur. Işin münakaşasına girmeden önce bu âyetlerden neyin anlaşıldıgını görelim:
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 194 okuma
NİKAH MERASİMİNİ TERTİP ETMEK
NİKAH MERASİMİNİ TERTİP ETMEK MAKSADIYLE DÜĞÜN SALONU KİRALAYARAK DOST VE AKRABALARI TOPLAYIP ŞENLİK YAPMAK CAİZ MİDİR?
Nikah merasimi tertip etmek maksadıyla bir araya gelip şenlik etmekte beis yoktur. Hatta nikahı şenlik ile ilan etmek sünnettir. Peygamber (sav) şöyle buyurmuştur: "Nikahı ilan edip def çalınız" (Zevacır). Ancak erkek ile kadınların ayrı ayrı yerlerde olmaları gerekir. Bir yerde toplanıp şenlik etmek büyük bir vebaldır. Bu ise meydan veren kimse de büyük günaha girmiş olur.
- Yeni yorum ekle
- 184 okuma
MUT'A NİKAHI NE DEMEKTİR?
Mut'a nikahı, ücret mukabilinde belli bir süre için kadınla evlenmektir. Cahiliyette mübah olduğu gibi İslam'ın ilk günlerinde de mübahtı. Sonra nesh edilip yürürlükten kaldırırdı. Tirmizi şöyle diyor: "Mut'a nikahı İslam'ın ilk günlerinde idi. Adam bir şehre gittiğinde kimse ile tanışmadığından orada kalacağı süre kadar bir kadınla evlenebilir. O da eşyasına bakar, muhafaza eder, işini düzene kordu." Mut'a nikahının haram olduğuna dair ittifak vardır. Rafiziler ile Şiiler hariç bütün ulema haram olduğunu kabul ediyor.
İbn Abbas, mut'a nikahının uzun zaman nesh edilmediğini söylüyordu. Bilahare mensuh olduğunu kabul ederek ilan etti.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 265 okuma
MEHİR
Evlenme sırasında kadına bu isimle ödenen meblağ; evlilikte kadının nikâh akdi veya cinsel temasla hak kazandığı mal veya meblağ anlamında bir fıkıh terimi. Kitap, Sünnet ve fıkıh literatüründe mehir kelimesi yerine, eş anlamda; "sadûk", "saduka","nıhle", "farîza", "ecr", "hıbâ", "ukr", "alâik", "tavl" ve "nikâh" kelimeleri de kullanılır.
İslâm Hristiyanlıkta olduğu gibi kadının erkeğe verilmek üzere para biriktirilmesini (drahoma) değil de; aksine, erkeklerin kadınlara rağbetinin bir sembolü olsun diye hediye kabilinden bir meblağın ona verilmesini emretmiştir. Mehir kadına değil, erkeğin üzerine vaciptir. Dâru'l-islâm'da bir kadınla cinsel temas, ya had cezasını gerektirir, ya da mehir hakkını doğurur. Bu, kadına saygının bir sonucudur.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 176 okuma
KIZ VE ERKEK İÇİN EN MÜNASİP EVLENME YAŞI NE OLMALIDIR?
Gerekli evlilik yaşı konusunda belirlenen bir sınır yoktur. Fıkıh açısından teorik olarak bebek de, yüzellilik ihtiyar da evlenebilir. Ancak evlilik hayatında problem olabilecek derecedeki yaş farklılıklarına kefâet (denklik) açısından bu konuda dikkat edilmelidir Islâmda evlenmenin faydaları olarak, Huzur bulmak (Rûm 30/21), insan neslini sürdürmek (el-Hindî XVI/276 "Evlenin, çogalın. Çünkü ben kıyamet günü sizinle diğer ümmetlere övüneceğim") ve kendini haramdan korumak, (Hadîs için bk. Tirmizî, nikâh 1: Nesâhî, siyâm 43; Buhârî, savm 1, nikâh, 2,3) gösterildiğine göre, bunlardan birinin gerektiği, ya da ihtiyaç duyulduğu yaş, evlilik için tavsiye edilecek yaştır. Erginlikle Allah'ın insanda bir takım fizyolojik, psikolojik değişiklikler husule getirmesi, artık bu işe başlanılabileceğinin işareti olmalıdır. Yukarıda zikredilen üç fayda, ya da sebebe, içinde yaşamları toplumun karakterinin (Islâm toplumu, cahiliyyet toplumu gibi) ve çevre şartlarının da etki edeceğini de düşünerek, bu yaşı herkesin kendisinin tesbit etmesi gerekir.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 478 okuma
KADININ KOCANIN SOYADINI ALMASI
Resmi evlenmelerde kadın kocanın soyadını alıyor. Bu mesele Islam'da da böyle midir?
Soyadı meselesinin tarihi henüz yenidir ve Islâm tarihi boyunca uygulânmamıştır. "Soyadı" kişinin hangi soya ait olduğunu, kimlerden geldiğini ve bir anlamda kimin çocuğu olduğunu gösteren bir işarettir. Soyadı sayesinde insanın nesepli ya da nesepsiz olduğu anlaşılmış olur. Bu açıdan, bakıldığında, eğer bugün millet içinde ya da milletlerarası bir kolaylık sağlıyorsa ve de bu kolaylığı bizim tarihimizde kullanılan "künye" ve "lakap" gibi uygulamalar bugün artık temin edemiyorsa. soyadı uygulamasında bir mahzur olmaz denebilir. Çünkü Islâmda da önemli olan, kişinin nesebinin belli olması,(bk. Kâsimî, Serafu'1-esbhat 5) ve kimlerden doğmuşsa onlara nisbet edilmesidir. Soyadı uygulamasının câiz olmadığı konusunda da bir nas yoktur: Ancak kadının kocanın soyadını alması bize en az iki yönden mahzurlu ve gayr-i Islâmî geliyor:
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 209 okuma
KAÇARAK EVLENMEK
Annenin, babanın razı olmamalarına rağmen kızları sevdigi erkeğe kaçar ve dinî nikâh kıydırırlarsa bu nikâh geçerli olur mu?
Hanefi mezhebine göre geçerli olur. Ancak kız ergin değilse, ya da dengini bulamamışsa, velisi nikâhı onaylamayabilir. Onaylamayınca da nikâhı geçerli olmaz: Ama kız ergin ise ve nikâhlandığı erkek dengi ise, baba ya da veli izin vermese ve nikâhı onaylamasa da nikâh geçerlidir. Fakat Şâfîî mezhebine göre velinin bizzat bulunup onaylamadığı nikâh geçerli değildir.
- Yeni yorum ekle
- 307 okuma
İSTİMNA (MASTURBASYON)
"Istimnâ" Arapça'da, "istihâ bi'l-yed" ve "hadhada" olarak da bilinen masturbasyon, genellikle fıtrata, yani genel olarak insanın yaratılışına, özel olarak da organlarının yaratılış gaye ve görevlerine ters görülmüş ve Islâm bir "fıtrat" dini olduğu, bu da fıtrata uymadığı için zaruret (zorunluluk hali) olmadıkça haram, ya da en, azından mekruh görülmüştür. Fıtratı daha iyi anlamak için şöyle bir örnek verebiliriz: Çivi, tahtaları birbirine tutturmak için yapılmıştır. Öyleyse onunla şiş kebabı yapılmaya kalkılırsa insanın eli yanar, kebap da iyi olmaz. Bu, işin fıtrat tarafıdır. Diğer yönden bir âyet-i kerîmede, irzlarını koruyanlar övüldükten sonra: "...eşleri ve câriyeleri müstesna. Onlarla olacak ilişkiden dolayı kınanmazlar. Işte bunun ötesine geçenler, haddi aşanlardır..." (K.K. el-Mü'minûn 23/5-7) buyurulur. Çoğu müfessirler, "bunun ötesine geçenler"e, eliyle istimna yâpanlar da girer, öyleyse onlar da haddi aşmış (haram işlemiş) olur, demişlerdir. (Örnek olarak bk.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 339 okuma
İSLAMDA EVLENMENİN HÜKMÜ NEDİR?
İslamda evlenmenin hükmü üç kısımdır: Vacip, sünnet ve mübahtır.
1- Bir kimsenin şehveti galebe çalıp günaha girmekten endişe ederse evlenmesi vaciptir.
2- Bir kimse şehvet hissine sahip olur, fakat iradesi kuvvetli olduğundan günaha girmesi söz konusu olmazsa maddi durumu müsaid olduğu takdirde evlenmesi sünnettir. Peygamber (sav) şöyle buyuruyor: "Ey gençler cemaatı! Sizden evlenmeye gücü yeten evlensin. Çünkü evlenmek gözü haramdan en çok çevirici ve ırzı en ziyade koruyucudur. Evlenmeye gücü yetmeyen oruç tutsun. Çünkü oruç onun için şehvet kırıcıdır" (Buhari, Müslim). İmam-ı Şafii (ra) şöyle diyor: "İradesi kuvvetli olduğundan harama girmekten endişesi olmayan kimsenin evlenmeyip ibadetle meşgul olması daha iyidir. Çünkü Cenab-ı Allah Kur'an-ı Kerim'de Hz. Yahya'yı "Hasun" –kadınlara karışmayan- kelimesiyle meth ve sena ediyor."
3- Bir kimse yaşlı veya cinsi iktidarı zayıf olursa evlenmesi mübah ise de, evlenmemesi daha iyidir. Çünkü evlenme gereği olmadığı halde ağır bir yük altına girmiş olur (al-Müğni li ibn Kudame).
- Yeni yorum ekle
- 237 okuma
İKİNCİ EVLİLİK İÇİN İZİN
Gelir düzeyi normal, evli ve iki çocuğu bulunan bir erkek, hanımı karşı çıkmasına rağmen ikinci bir kadınla evlenebilir mi ?
Islâmî öğretilere göre erkek, nafakalarını ve iskân ihtiyaçlarını karşılamak, aralarına adaletle ve yansız olarak davranmak şartıyla dörde kadar evlenebilir. Bunun için karısının izin vermesi gerekmez. Ancak karılarından birinin hakkını yiyorsa o, mahkeme kararıyla hakkını alır. Fakat evlenebilir demek, evlenmelidir, demek olmadığı gibi, evlenmesi güzeldir demek de değildir.
- Yeni yorum ekle
- 272 okuma
HÜRMET-I MUSÂHARE
Evlenme sonucu meydana gelen akrabalarla evlenme yasağı. Sıhriyete dayanan haramlık. Sıhriyet, eşlerden birini diğerine bağlayan hukuk; bir râbıtadır. Sonradan boşanma veya ölüm sebebiyle evlilik sona erse bile sıhfi akrabalık devam ettiği için, bu, mutlak bir evlenme engeli teşkil eder.
Kur'ân-ı Kerîm'de evlenme engeli doğuran sıhrî hısımlar dört gruba ayrılır. Üvey kızlar; Bir erkeğin evlendiği kadının, başka kocadan olma kızları, oğlunun kızları yahut kızının kızları bulunursa, üvey baba bunlarla ebedî olarak evlenemez."... Kendileriyle zifafa girdığınız karılarınızdan olup himayelerinizde bulunan üvey kızlarınızla evlenmeniz size haram kılındı" (en-Nisâ, 4/23). Bu engelin doğması için üvey baba ile, kızın annesinin cinsi temasta bulunması veya sahîh halvetin olması gerekir.
Kayın vâlideler:
Bir erkek evlendiği kadının anası ve nineleri ile ebedî olarak evlenemez. Kendi evliliği boşanma veya ölümle sona erse bile engel devam eder. "...Eşlerinizin anneleri.. . ile evlenmeniz size haram kılındı" (en-Nisâ, 4/23).
Baba ve dedenin kızları:
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 169 okuma
GEÇİCİ EVLENME ENGELLERİ
Mutlak evlenme engelleri hiçbir şekilde ortadan kalkmazken, geçici veya nisbî evlenme engelleri belirli hallerde ortadan kalkabilir ve önceden evlenmeleri yasak olanlar geçerli bir şekilde evlenebilirler. Geçici evlenme engelleri; din ayrılığı, dört kadınla evli olma, üçlü boşama, bekleme süreleri, başkası ile evli bulunma, iki hısımla birden evlenmek gibi başlıklar altında toplanabilir. Bunları kısaca açıklayacağız.
1) Din ayrılığı: Evlilik hayatı, karıkoca arasında karşılıklı sevgi, saygı ve anlaşmanın bulunmasını gerektirir. Aynı dine mensup olanlar farklı dine inananlardan daha kolay ve daha iyi anlaşırlar. Eşlerin farklı dinden olması, doğacak çocukların dinî ve ahlâkî eğitimlerini de etkiler. Bu yüzden İslâm'da olduğu kadar, Hristiyanlık ve Yahudilikte de din ayrılığı bir evlenme engeli sayılmıştır.
Müslüman erkek veya kadın, müşriklerle evlenemez. Müşrik kapsamına puta tapanlar girdiği gibi aya, güneşe, ateşe ve tabiat güçlerine tapanlarda girer. Hiç bir dine bağlı olmayan ateistlerde yasak kapsamındadır.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 242 okuma
Evlenmeleri Ebedi Yasak Olanlar (Hürmet-i Müebbede)
Hürmet; Evlenmeleri yasak olanların arasındaki haramlık; yasaklanmış olmak, mümkün olmamak. Müebbede; ebedî olarak, sonsuza kadar. Hürmet-i müebbede; "ebedî haramlık; sonsuza kadar mümkün olmamak". Bir İslâm hukuku terimi olarak; bir kimsenin kendileriyle evlenmesi ebedî olarak haram kılman bazı hısımları ifade eder. Buna, mutlak evlenme engelleri de denir. Bu engellerin menşei; dinî, ahlâkî, sosyal, tıbbî ve fizyolojik düşüncelere dayanır. Eski ilkel toplumların çoğunda bugünkü anlamda evlenme engelleri yoktur.
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 232 okuma
Evlenmek İstediği Kadına Bakmanın Sınırı
Bir delikanlı ile birbirimizi görerek sözleştik. Nişanımız Birbirimizin arzusu üzerine aynı anda ve yerde olacak. Ben şu ana kadar giyimde-kuşamda ve namahreme görünmede Şer'i ölçüleri uygulamaya çaba göstermiş bir kızım. Ama nişanım için diktiğim elbiselerimi de bugünümde giymek istiyorum. Nişanlım olacak gencin yanında bu elbiselerimle oturabilir miyim?
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 242 okuma
Evlenmeden Boşama
Söylediğini kesin bilmesi halinde, bu sözle yemin kastetmiş ise yemin kefareti gerekmez. Çünkü bile bile yalan yere yemin keffareti aşan bir günahtır (yemin-i gamûs). Ancak iyi bir tevbe ile affolunabilir, Üçüncü olarak bu sözün zahir ma'nâsı olan "talak" kalmış olur. Ancak bu durumda da "nasip olmasın" anlamında bir beddua olarak söylenmiş olabilir. Nasip olursa demek ki, olmasının kabul olmadığı anlaşılır, başka bir şey gerekmez. "Alırsam boş olsun" anlamında söylenmiş olabilir. Bütün bu durumlar söyleyene niyeti sorularak anlaşılır ve bu sözün kesin söylendiği bilinmesi halinde bir şey ifade eder. Bu anlamda söylenmiş ise bir müslümanla evlenmesi halinde nikahın kıyılmasıyla (bu sözle üç talaka niyet etmemişse) bir talakla boş olurlar. Duhûl (zifaf) vakit olmadığından kadının iddet beklemesi gerekmeden hemen bir nikah daha yapılır ve iki talak hakkıyla evliliklerine devam ederler (Allah'u a'lem).
- Yeni yorum ekle
- 185 okuma
Ehli Kitapla Evlenmek
Bakara suresi 221. ayetinin bir bölümünün meali şöyle dir: "(Ey mü'minler) müşrik kadınlarla, onlar imana gelmedikçe evlenmeyin... Müşrik erkeklere de, onlar imana gelmedikçe (mü'min kadınları) nikahlamayın... Onlar sizi cehennem'e çağırırlar..." Bazılarına göre Yahudi ve Hiristiyanlar (ehli kitap) müşrik sayılmadığından, bazılarına göre onlar da müşrik olmakla beraber, evlenme konusunda daha sonra gelen Mâide suresi 5. ayeti ile bu ayetin kapsamından (umumundan) çıkarıldıkları için onların kadınları ile evlenmek caizdir ve bunda selefin hemen hemen ittifakı (icma) vardır. Hatta Hz. Osman, Talha, Huzeyfe gibi, kitabî kadınlarla evlenmiş sahabîler de mevcuttur (bk. Cessâs, N/16).
- Yeni yorum ekle
- Devamını oku
- 180 okuma
Sitemizi Favorilere Ekle
Konuyu Favorilere Ekle
Baslangic sayfasi yap