Giriş Sayfası Yap Açılış Sayfası Yap  | (ctrl+D)   Favorilere Ekle  Sık Kullanılanlara Ekle

Çocuklar

Değerler paylaşılıyor mu, yoksa bu konuda anlaşmazlık mı var?

Pek çok çocuğun özgüveni, sadece aile değerleri konusunda kafaları karıştığı için zarar görür. Örneğin, anababalarının memnun olacaklarını düşündüğü bir şey yaparlar, olumsuz bir tepki alınca da sarsılırlar.

Aynı amaçların açıklanmasının gerektiği gibi, her bir aile bireyinin değerleri de açıklanmalı, böylelikle çocuklar neyin "doğru", neyin "yanlış" olduğunu anlamalı ve ailenin koyduğu kurallar kolayca tanımlanabilmeli ve gerektiğinde tartışılabilmelidir. Çocuk diğer ailelerin değerleri hakkında bilgi edinmeye başladıkça, bu konu giderek önem kazanır ve çocuk ergenlik dönemine girip, kendi değerlerini sınamaya başlayınca konunun önemi artık hayati olur.

Ailenin değerleri çocuklara örneklerle anlatılmalı ve bu değerler zaman zaman tartışılmalı ve anladıkları bir dille açıklanmalıdır. Örneğin, "dürüstlük" kavramı bir yetişkin için çok açıktır, ama aynı kavram bir oyun dünyasında yaşayan ve zaman zaman aile bireylerinin "beyaz yalanlarıyla istemeden işbirliği yapan çocuklar (Arayan Ayşe teyzense, ´annem evde yok´ de) için çok net değildir.

Evlendiğinizi çocuğunuzdan saklamayın

Kimi zaman ebeveyn evlendiğini çocuğundan saklar, davranışının doğru olmadığını söylememe bilmem gerek var mı? Bir danışanım evlendiğini hem çocuğundan hem de eski sinden tam iki yıldır sakladığını söylemişti. Nedenini sorduğumda ise, çok fazla sorun çıkacağım ve bu sorunlarla uğraşmak istemediğini belirtmişti.

Eski eşe söyleyip söylememek ayrı bir tartışma konusu olabilir ama çocuğa mutlaka söylemek gerekir. Bu danışanımın davranışı, baba olma sorumluluğunu üstlenememenin bir başka göstergesi olarak karşımıza çıkıyor. Aynı zamanda bu davranışın içinde, sorunlardan kaçma ve erteleme de var. Ama sorumluluk ve sorunlarımızdan nereye kadar kaçabiliriz?

Evliliğinize adapte olması için çocuğunuza zaman tanıyın

Bazı çocuklar ebeveynlerinin evlenmelerini ve eşlerini reddederler. Evlenen ebeveynle görüşmek istemezler, telefona çıkmazlar, küserler. Çocuğun bu davranışı karşısında bazı ebeveynler de çocuklarına darılır, küserler. Oysa çocukla çocuk olmak, hele bu süreçte çok yanlıştır. Çocuğunuzun gönlünü almalı ve iletişiminizi eski sağlıklı haline getirmek için çaba göstermelisiniz.

Bazı çocuklar da, evlenen ebeveynleriyle ilişkilerini bozmazlar ama eşlerine tepki gösterirler, ona kötü davranırlar. Konuşmazlar, sözünü dinlemezler, yapma dediğini inadına yapar, sinir ederler. Yeni eşin eşyalarına zarar veren, giysilerini kesen; özel eşyalarım kıran, ona hakaretler eden çocuklar da vardır. Bu durumda sabırlı olmalı ve sakin davranılmalıdır. Çocuğa kızmak, bağırmak, hatta dövmek, sorunları iki-üç katına çıkarır.

Çocuğunuzun annesi (ya da) babasıyla iletişimi asla kesmeyin

Boşanan çiftlerin en büyük sorunlarından biri de, eski eşle yapılacak olan görüşmelerdir. Eski eşle görüşmek sevimsiz ve sinir bozucu gelir. Hatta bazı çiftler, boşandıktan sonra bir daha birbirleriyle hiç görüşmezler. Oysa bu durum çocuk açısından son derece zararlıdır. Çocuğunuzun gerek kişilik gelişimi, gerek ihtiyaçları, gerek eğitimi için birbirinizle anne-baba olarak iletişim içinde olmanız gerekir. Unutmayın ki, sizler karı-koca olarak boşandınız, anne-baba olarak değil. Anne-baba olma sanatını, birbirinizden boşanmış da olsanız öğrenmeniz gerekli. Anne-baba olarak çocuğunuzun gelişiminden, yaptıklarından, yaşadıklarından, davranışlarından, arkadaş ilişkilerinden, okul yaşantısından, diğer ebeveynle olan iletişiminden, sorunlarından, başarılarından, kısacası çocuğunuzun hayatıyla ilgili her şeyden haberiniz olmalı. Zaman zaman çocuğunuzla ilgili kararlar almanız gerekecektir. Bu kararları eski eşinizle birlikte almalı, çocuğunuzun yetişmesi ve eğitimiyle ilgili davranışlarda ortak hareket etmelisiniz.

Çocuklar Neden Yalan Söyler?

Bize bir anne geldi. “Doktor, dedi, oğlum sık sık yalan söylüyor. Yaşadığını söylediği hikâyeler uyduruyor. Ailece yalandan nefret ederiz. Çocuğuma yalan söylediğimizi hiç hatırlamıyorum. Bu durum beni çok üzüyor. Defalarca yalanın kötü bir şey olduğunu söylediğim halde vaz geçiremedim. Size gelmekten başka çarem kalmadı.”

Anneyi dinledikten, çocuk ve aile hakkında birkaç soru sorduktan sonra konu anlaşıldı. Tebessüm ederek, “Boşuna telaşlanmışsınız, ortada yalan diye bir şey yok, çocuğunuzun davranışları gayet normal,” dedim.

Anne rahatlayacağı yerde iyice telaşlandı:

–Nasıl olur, söylediklerinin yalan olduğununu ben biliyorum. Hatta, bir defasında, sıkıştırdığım zaman “Yalan söylemiyorum, sen de vardın, beraber otobüse bindik,” dedi.

Bu son sözler üzerine olay iyice aydınlanmıştı.

Anket

Powered by Drupal - Design by artinet